KARSRAİL TREN YOLCULUĞU – ÇILDIR GÖLÜ VE ANİ HARABELERİ GEZİ REHBERİ

 

Doğu Ekspresi, bundan yaklaşık 10 yıl öncesine kadar şöhreti biraz kötü olsa da; şu sıralar yataklı vagonunda bilet bulunamayan bir macera aracına dönüşmüş durumda. Bizi de bu kara kışta yollara düşüren tabi ki bu muhteşem yolculuğu deneyimlemek oldu. Trene bindiğiniz anda her şey değişiveriyor ve siz artık yeni bir dünyanın içinde buluveriyorsunuz kendinizi sanki. Tren yavaş yavaş hızlanmaya başlayınca bizim de kalbimizin atışlarındaki ritim artmaya başlamıştı. Asıl Anadolu dediğimiz coğrafya boyunca ilerlemeye başladık. İçinde dünyanın en büyük fotoğraf sergisine gitmiş gibiydik. O büyük camlar sanki her manzarayı tablolaştırmak için oraya konmuş… Yol boyu tüneller, uçurumlar, gökyüzüne uzanan bembeyaz dağlar, nehirler… Masal diyarı gibiydi.

Eğer siz de bu muhteşem macerayı yaşamak isterseniz; tren her gün saat 18.00’da Ankara’dan  hareket edip 18.56’da Kars’ta oluyor. Kars’tan ise sabah 08.00’da hareket edip 08.26’da Ankara’da oluyor.  (güzergah ve durakları http://tcddseferleri.com/tren/dogu-ekspresiadresinden öğrenebilirsiniz.) Biz hem gidiş hem dönüş 24 saat harcayamayacağımız için giderken otobüs, dönerken tren tercih ettik. Trende 3 farklı şekilde bilet alabiliyorsunuz.

  1.  Pulman – Koltuk şeklinde.

  2. Örtülü Kuşetli – 4 kişilik oda gibi, koltuklar açılarak yatak oluyor ve temiz nevresim çarşaf veriyorlar, yatağınızı istediğiniz zaman yapıp güzel bir uyku çekebiliyorsunuz.

  3. Yataklı – Yine oda şeklinde 2 kişilik ; ekstra lavabo, buzdolabı ve masa mevcut.

  4. Biz örtülü kuşetliyi tercih ettik. 4 kişilik bilet alıp odayı kendimize tahsis etmiş olduk. Yanınıza kimin geleceği piyango olduğundan işi şansa bırakmayıp yolculuğumuzun tam anlamıyla bize ait olmasını istedik. Ve bıraktık kendimizi şiir gibi,  roman gibi manzaraların kucağına…

İLK DURAK; AN

Kars’a iner inmez ilk durağımız olan Ani’ye gitmek için yola koyulduk. Biz araba kiraladık çünkü Ani Harabeleri’ne direkt giden bir ulaşım aracı yok. Yakınındaki köye belli saatlerde minibüs gidiyor fakat dönüşü yok.  Taksiciler belli ücret karşılığında götürüyor. Eğer en az 3 kişi iseniz taksi tutmak da mantıklı.  Zaman sorununuz varsa ; Ani’ye ve Çıldır Gölü’ne aynı gün gidecekseniz kesinlikle araba kiralamak daha uygun bir seçenek.

Güneşin doğuşuyla beraber Ani’deydik. Doğuda Aras Nehri’nin kolu olan Arpaçay’ın yanında kurulmuş. Arpaçay, Ermenistan ile sınırımızı oluşturuyor. M.Ö. 3000 yılından günümüze kadar 24 farklı uygarlığa ev sahipliği yapmış . Selçuklular 1064’te fethedip Türklerin Anadolu’da ele geçirdiği ilk şehir olarak tarihe geçmiş.

                                                    ARPAÇAY-ERMENİSTAN SINIRI

Tabiî ki buraya sahip olan her uygarlık bir çok yapı bırakmış geride. Hava koşulları ve bakımsızlıktan gerçekten bir harabeye dönmüş olsa da son yıllarda restore çalışmalarına ağırlık verilmiş.  2012’de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi‘ne, 2016’da ise Dünya Mirası olarak tescil edilmiş.

TİGRAN HONENTS KİLİSESİ/RESİMLİ KİLİSE/AZİZ GRİGOR KİLİSESİ
4241_1839005404_o.jpg?w=616&ssl=1 616w, https://i0.wp.com/kesfihuzur.com/wp-content/uploads/2019/04/18120266_120332000337014241_1839005404_o.jpg?resize=200%2C300&ssl=1 200w" sizes="(max-width: 616px) 100vw, 616px" />

MANUÇEHR CAMİ  (Türk fethinden sonra Türkiye topraklarında inşa edilen en eski cami)

ST. GREGORY KLİSESİ

İKİNCİ DURAK; ÇILDIR GÖLÜ

Ardahan ile Kars il sınırları içerisinde yer alan Doğu Anadolu’nun en büyük ikinci gölü. Aynı zamanda kış mevsiminde tamamen donan tek gölümüz. Son dönemlerde buraya da turist çekmek amacıyla bazı etkinlikler yapılmaya başlanmış. Biri atlı kızaklarla göl turu.. Ehh tabi buzun kalınlığı 35-40 cm olunca  üzerinde gönlünüzce gezebiliyorsunuz. Ve gerçekten çok eğlenceli 🙂

Diğer bir etkinlik ise buzu keserek yapılan balık avı… Balıkçı ağabeyler motorlu testereyle önce karları savura savura bir güzel kesiyorlar buzu. Sonra atıyorlar ağları suyun içine… Gelsin balıklar 🙂

Balığı kendileri için tutmadıkları zamanlarda isteyen olursa gelenler için belli bir ücret karşılığında tutuyorlar ve alıp evinize götürebiliyorsunuz. Çoğunlukla sarı balık dedikleri bir balık çıkıyor ve tadı da deniz balığını aratmıyor. Yok ben göl manzarasında yemek istiyorum derseniz de birkaç lokanta mevcut. Göl balığının tadına buralarda da bakabilirsiniz.

KARS

Türkiye’nin en yüksek il merkezlerinden biri Kars. Nüfusu 100 binin üzerinde ve çeşitli etnik kökenli insanların yaşadığı kozmopolit bir şehir. Tabi ki bunun sebebi yıllar boyu farklı uygarlıklara kapılarını açmış olması. Geçmişte Güneybatı Kafkasya Cumhuriyeti’ne başkentlik yapmış, bu özelliği ile Türkiye’de herhangi bir ülkeye başkentlik yapmış ender şehirlerden birisi olmuştur.

Şehir merkezine gider gitmez tarihi binalar dikkatinizi çekiyor. Bu binaların çoğu şu an kamu binası olarak kullanılıyor. Biz şehir merkezi turuna akşam çıkabildiğimiz için ışıklandırmalarına da şahit olduk ve gerçekten çok beğendik.

KARS VALİLİĞİ

Kars’a gelmişken meşhur kaşarından almamak olmazdı. Alışverişimizi yapmak için girdiğimiz dükkanda bizi akordeon çalan sahibi karşıladı. Çok hoş bir sürpriz oldu bizim için. Gerçekten eğlenceli insanlar bu Karslılar 🙂